Anksiyetesi olan kişiye dışarıdan bakıldığında genelde huzursuzluk, endişe ve tedirginlik hali, sabırsızlık ve çabuk kızma, yerinde duramama fark edilir. Kişi korkuya benzer bir rahatsızlık hisseder. Bu korkunun nedeni bazı hastalıklarda bir olay ya da nesne olur. Yaygın Anksiyete Bozukluğunda ise neden belli değildir ve bilinemez. Dikkatin dağınık olması ve unutkanlık görülebilir. Düşüncelerinde tasalar hakimdir. Heyecanlanma durumunda ortaya çıkan tansiyon yükselmesi, nabız artışı, çarpıntı, titreme, terleme, nefes darlığı, sıcak-soğuk basması gibi şikayetler görülebilir.
Anksiyete Bozuklukları genelde erken yaşta başlar, en riskli dönem 10-25 yaş arasıdır. Hastaların %80-90’ında belirtiler 35 yaşında önce ortaya çıkar. Her 4 kişiden 1’inde yaşamlarının belli bir evresinde Anksiyete Bozukluğu görülmektedir.
Yaygın Anksiyete Bozukluğu
Günün büyük kısmında görülen, nedeni tam olarak belirlenemeyen anksiyete ile karakterize bir hastalıktır.
Panik Atak
Gün içinde kendiliğinden ortaya çıkan, terleme, titreme, çarpıntı, nefes darlığı, ölecekmiş hissi, baş dönmesi, bayılacakmış hissi, uyuşma-karıncalanma, sıcak-soğuk basmaları ile karakterize panik nöbetleri ile seyreden bir hastalıktır. Genelde 5-20 dakika kadar sürer. Kişi bu nöbetler esnasında öleceğinden ya da delireceğinden korkar. Nöbetler arasında kişi genelde normaldir. Fakat nöbet gelecek korkusu şeklinde “beklenti anksiyetesi” olabilir.
Toplumsal Kaygı Bozukluğu (Sosyal Fobi)
Kişilerinin başkaları tarafından değerlendirilebileceği, topluluk önünde konuşma veya bir eylem yapma gibi durumlarda kızarma, ellerde titreme, terleme, utanç duyacağı veya küçük düşeceğine dair korku ile seyreden bir durumdur. Bu nedenle kişiler genelde toplum içine girmekten ya da konuşma yapmaktan vs. kaçınırlar. Bazı kişilerde topluluğa girme, toplum önünde konuşma gibi konularda çekingenlik görülebilir. Burada önemli olan yaşanılan rahatsızlığın boyutu olup, hafif derecede bir çekingenlik hastalıktan sayılmamalıdır.
Agorafobi
Genellikle sadece açık alan korkusu olduğu düşünülse de gerçekte yalnız başına kalmak, kalabalık yerlere girmek, sinema, tünel, köprü, otobüs, asansör gibi yerlerde kalmak ile artan korkular da agorafobi kapsamında sayılmaktadır. Burada temel sorun, kişinin kaçamayacağı, yardımsız kalacağı bir ortamda kalacağına dair korkudur.
Özgül Fobi
Belli nesneler ya da durumlar karşısında yaşanan aşırı korku durumudur. Örümcek, köpek, karanlık, fırtına, yükseklik en sık karşılaşılan özgül fobilerdendir. Korku duyulan nesneler veya durumlar ortada yokken kişide herhangi bir belirti görülmez. Pek çok insanın belli durum ya da nesnelere karşı korkusu olabilir. Bu duruma hastalık diyebilmek için, kişinin ciddi bir sıkıntıya girmesi ve işlev düzeyinin ciddi şekilde etkileniyor olması gerekir.
Anksiyete bozukluklarının sebepleri arasında psikodinamik etkenler, öğrenme ilkeleri ve biyolojik etkenler sayılabilir. Bu etkenler her hastada farklı ağırlıklarda rol oynayabilir. Anksiyete bozukluklarını farklı sebeplere bağlayan çeşitli psikiyatri akımları mevcuttur. Özetle, yapısal durumlar, yaşanmış olaylar ve öğrenilmiş şeyler bu hastalığa sebep olabilir.
Yukarıda sayılan her hastalığın tanısı kendisine has farklı kriterlerle koyulur. Psikiyatristiniz, görüşme esnasında bu kriterleri araştırarak tanınızı netleştirecektir.
Anksiyete tedavisinde temel unsurlar ilaç tedavisi ve psikoterapidir. İlaç tedavisinde genellikle antidepresan grubu ilaçlar kullanılır. Gerekli durumlarda geçici olarak benzodiazepin grubu ilaçlar da kullanılabilir. Özellikle fobi hastalıklarında en önemli tedavi seçeneği bilişsel davranışçı terapi olarak görülmektedir.